Geçenlerde yazar Turgut Özakman’ın bir anısını okudum. Özakman, uzun bir bekleyişin ardından evlerine telefon bağlandığında, babasının o andaki ruh halini şöyle anlatıyor: “Bir gözüm babamdaydı. Sanki kurduğu bir fabrikanın açılış töreni yapılmaktaydı. O kadar gururluydu. Bir ev telefonu o tarihlerde büyük bir şeydi. Dünya küçülmeye bu ev telefonlarıyla başladı.”
